Bilgi Talep Formu

Lütfen Adınızı Yazınız.
Lütfen Telefonunuzu Yazınız.

İNGİLİZCEDE CAN VE CAN’T KULLANIMI

"Can" ,  İngilizcede cümlede yer alan ana  fiile “-ebilmek” anlamını veren, yeterlilik veya olasılık bildiren bir kiptir. İngilizcede günlük konuşma dilinde birçok durumda kullanılabilen bir kalıptır. Bu yazımızda bu kipe dair açıklamalar ve örnekler paylaşacağız.

CAN

1. "Can",  bulunduğu cümledeki fiile “-ebilmek” anlamını katar ve bir eylemi yapabilme kabiliyetini ifade etmek için kullanılır. 

  • I can speak Turkish. (Ben Türkçe konuşabilirim.)
  • He can drive a bike. (O bisiklet sürebilir.)
  • She can cook meal. (O yemek pişirebilir.)
  • We can learn English. (Biz İngilizce öğrenebiliriz.)
  • They can go out. (Onlar dışarı çıkabilirler.)

2. Bir eylemi yapmaya izinli olma durumunda veya birine izin verirken can kullanılabilir.

  • I can drive her bike because my mom allows me.
    (Annemin bisikletini sürebilirim çünkü bana izin veriyor.)
  • You can drink my tea and read my book then.
    (O halde çayımı içebilir ve kitabımı okuyabilirsin.)
  • You can go out at 10 o’clock.
    (Saat onda dışarı gidebilirsiniz.)
  • Mike can sleep in my room if he’s so tired.
    (Mike eğer çok yorgunsa benim odamda uyuyabilir.)

3. Ricada bulunmak için can kullanılabilir. Ancak can daha samimi ortamlarda ricada bulunurken veya izin isterken kullanılır. 

  • Can you pick me up from the airport?
    (Beni hava alanından alabilir misin?)
  • Can you close the window?
    (Camı kapatır mısın?)
  • Can you wait for a minute?
    (Bir dakika bekler misin?)
  • Can I borrow your dictionary?
    (Sözlüğünü ödünç alabilir miyim?)
  • Can I turn off the television?
    (Televizyonu kapatabilir miyim?)

CAN’T

1. Can’t olumsuz bir ifade olup, yapılması imkansız olan eylemleri ifade ederken kullanılabilir. 

  • I can’t give you my car because it is broken. (Sana arabamı veremem çünkü bozuk.)
  • She can’t drive a car. (O araba süremez.)
  • He can’t speak French. (O, Fransızca konuşamaz.)
  • We can’t enter this room. It’s forbidden. (Bu odaya giremeyiz. Yasak.)
  • You can’t smoke here, but you can smoke in the garden. (Burada sigara içemezsin ama bahçede içebilirsin.)
  • James can’t drive car, but he can drive bike. (James, araba süremez ama bisiklet sürebilir.)
Genç Akademi
04 Aralık 2018

T.c. Milli Eğitim Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı Onaylı

e-bülten
Kampanyalardan haberdar olmak istiyorum.