Yoksul Kadınların Umudu Oprah Winfrey’in Azim Dolu Hikayesi
29 Ocak 1954 günü ABD'nin Mississippi eyaletindeki Kosciusko kasabasında doğdu.
Aslında adı Oprah değil, Orpah'dır.
Winfrey’nin büyükannesi Oprah'a üç yaşındayken okumayı öğretti.
Altı yaşındayken büyükannesinden daha az destekleyici ve teşvik edici olan annesi Oprah'ı yanına alıp Milwaukee kentinin yoksul bir mahallesine taşındı.
Tüm koşullara rağmen 13 yaşında prestijli bir okuldan burs kazandı.
Evdeki sağlıksız koşullara rağmen Oprah iki sınıfı (2. ve 8.) okumadan atladı ve on üç yaşına geldiğinde kentin banliyölerinde beyaz öğrencilerin gittiği prestijli bir lisesinin bursunu almaya hak kazandı.
Çocukluğunda ve gençlik döneminde defalarca tacize uğradı. 14 yaşında hamile kaldı.
Okulda başarılı olmasına karşılık yaşadıklarından dolayı isyancı bir tutum sergiledi.
Defalarca evden kaçtı. Sonunda annesi onu babasının yanına Nashville, Tennessee’ye gönderdi.
Babası Vernon, sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.
Tennessee Eyalet Üniversitesi'ni tam bursla kazandı.
Oprah'ın medya kariyeri on yedi yaşında Tennessee Eyalet Üniversitesi’nde öğrenciyken yerel bir radyoda çalışmasıyla başladı.
Winfrey’in büyükannesi Oprah'ın konuşmayı öğrendiğinden beri sahneden inmediğini ifade etmiştir. Gençliğinde mısır koçanlarından yaptığı bebekler ve ailesinin arazisini çevreleyen çitin üzerine konan kargalarla söyleşi yapardı.
Winfrey, 1983’te Chicago'da çok da izlenmeyen yarım saatlik bir sabah Talk Show'u olan AM Chicago’yu sunmak için işe girdi. Program çok izlenmeye başladı.
İlk kısımı 2 Ocak’ta yayınlandı. Winfrey iş başına geçtikten sonra birkaç ay içinde şov en alt sıradayken birden Chicago’nun en yüksek izlenirlik oranını elde ederek, Donahue’yı geride bıraktı
Şovun ismi değiştirilerek The Oprah Winfrey Show adı altında 8 Eylül 1986 tarihinden başlayarak ülke çapında tam saat yayını başladı.
En yakın rakibini yerelde geriden bırakan Winfrey ulusal izleyici sayısını da kısa zamanda ikiye katladı. Şovu gündüz yayınlanan şovlar arası
TIME dergisi çok kısa bir zamanda yükselen Oprah'ın başarı sırlarını yazdı ve kendisini övdü.
"Beyaz erkeklerin egemen olduğu bir alanda, o cüsseli bir siyahi kadındı. Aslında bir ropörtajcı olarak Phil Donahue’yi yerinden zorlaması mümkün bile değildi. Gazetecilik kabiliyetindeki eksikliğini açıksözlü yaklaşımı, şaka kabiliyeti ve samimi empatisiyle dolduruyordu. Acıklı hikâyelerini anlatmaya gelen konukları sık sık Oprah'ın gözlerini yaşartabiliyorlardı. Buna karşılık da konuklar hiç kimseye anlatmayı akıllarından bile geçirmeyecekleri bazı sırlarını çekinmeden ifşa edebiliyorlardı. Bir bakıma Oprah'ın şovu Grup Terapi Seansı gibi bir talk show haline geldi." TIME



Onaylı