Ümraniye Genç Akademi Yabancı Dil Merkezi

Sıkça Karıştırılan İngilizce Kelimeler

08 Ara
2017
ingilizce kelimeler

Birçok  dilde  olduğu gibi İngilizcede de yazılışı veya okunuşu birbirine çok benzeyen ve bu yüzden karıştırılan birçok kelime vardır.. Bu tür kelimeleri metin düzenleme programları bile  fark etmeyip düzeltemeyebilir.Bu yazıda bu tür kelimelere birkaç örnek verdik..Haydi inceleyelim 🙂

Accept vs Except

Accept |əkˈsept|  — kabul etmek, onaylamak.

You have to accept that / Bunu kabul etmelisin.

Except |ɪkˈsept| — dışında, hariç.

Everyone called me except for you / Senin dışında herkes beni aradı.

Lose vs Loose

Lose |luːz|  kaybetmek.

Try not to lose control / Kontrolü kaybetmemeye çalış.

Loose |luːs| — bol, salaş (örneğin, kıyafet hakkında), açık, gevşek (saç hakkında), serbest, bağlı olmayan (insan, köpek hakkında). Ve diğer anlamları.

She was wearing a loose dress / Üzerinde bol bir elbise vardı.

Beside vs Besides

Beside |bɪˈsaɪd| — yanında, uzak değil.

Stay beside me / Yanımda kal.

Besides |bɪˈsaɪdz| — dışında, yanı sıra, üstelik. Sıkça cümlenin başında giriş sözcüğü olarak kullanılır.

She wants to learn other languages besides English and German / O İngilizce ve Almanca dışında başka dilleri de öğrenmek istiyor.

Principal vs Principle

Bu kelimelerin sadece yazılışı farklı:

Principal |ˈprɪnsəpl| — en önemli, ana, baş, asıl. Ayrıca, okulun, üniversitenin, kolejin başını, yani müdürü ifade eder (genellikle Amerikan İngilizcesinde).

The salary is good, but that is not the principal reason I accepted the job / Maaşı iyi fakat bu teklifi kabul ettiğimin başlıca sebebi değil.  

Principle |ˈprɪnsəpl| — prensip, manevi standart.

I have to stay true to my principles / Prensiplerime sadık kalmalıyım.

 

Diary vs Dairy

Bu kelimelerin hem yazılışı (iki harfin yeri değişiyor) hem de telaffuzu farklı.

Diary |ˈdaɪəri| — günlük, not defteri.

Mum, someone has torn out some pages from my diary / Anne, biri günlüğümden birkaç sayfa koparmış.

Dairy |ˈdeə.ri| — sütlü, sütten yapılmış.

I’m trying to cut down on dairy products, which is difficult because I adore cheese. / Daha az süt ürünü tüketmeye çalışıyorum, ancak bu zor oluyor, zira peynire bayılırım.

Ensure vs Insure

Bu kelimelerin de sadece yazılışı farklı.

Ensure |ɪnˈʃɔːr| — sağlamak, garanti etmek, kefil olmak.

We want to ensure equal conditions for everyone / Herkes için eşit şartları sağlamayı isteriz.

Insure |ɪnˈʃɔːr|  sigorta yapmak.

The house is insured for two million dollars / Evin iki milyon dolarlık sigortası yapılmış.

admin
author

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şimdi Ara
Neredeyiz