İNGİLİZCE KELİME ALIŞTIRMALARI

ileGenç Akademi

İNGİLİZCE KELİME ALIŞTIRMALARI

To go bald (Tepesi açılmak)

To go abroad (Yurtdışına gitmek)

To go astray (Yolu kaybetmek)

To go bad (Bozulmak, bayatlamak)

To go bankrupt (İflas etmek)

To go blind (Kör olmak)

To go crazy (Çıldırmak)


To go fishing (Balığa çıkmak)

To go mad (Kafayı yemek)

To go missing (Habersiz kaybolmak)

To go online (On-line olmak)

To go out of business (İflas etmek)

To go overseas (Yurtdışına çıkmak)

To go quiet (Sakinleşmek)

To go sailing (Yelken altında gitmek)

To go to war (Savaşa gitmek)

11. To Come Fiilini İçeren Kalıplaşmış İfadeler

To come under attack (Ateşe tutulmak, saldırıya uğramak)

To come close (Yaklaşmak)

To come direct (Düz geçmek)

Come early (Erkenden gelmek)

To come first (Birinci olarak gelmek)

To come into view (Aniden ortaya çıkmak, gözün önüne gelmek)

To come last (Son kez gelmek)

To come late (Geç kalmak)

To come on time (Zamanında gelmek)

To come prepared (Hazırlıklı gelmek)

To come right back (Geri dönmek)

To come to a decision (Karara varmak)

To get the sack (İşten atılmak)

To get a life (Deyim: sıkıcı kimsenin daha ilginç şeyleri yapması istendiğinde kendisine söylenir)

To get a job (İş bulmak)

To get a shock (Şokta olmak)

To get angry (Kızmak)

To get divorced (Boşanmak)

To get drunk (Sarhoş olmak)

To get frightened (Korkmak)

To get home (Eve varmak)

To get lost (Kaybolmak, yolu kaybetmek. Eğer birine hitaben söyleniyorsa ‘Kaybol!’ anlamına gelir)

To get married (Evlenmek)

To get permission (İzin almak)

To get ready (Hazırlanmak)

To get started (Başlamak)

To get the impression (Etkilenmek)

To get upset (Üzülmek)

To get wet (Islanmak)

To get worried (Endişelenmek)

Bang on time (Tam zamanında)

Dead on time (Bir öncekisine benzer: zamanında, dakika dakikasına)

Free time (Boş zaman)

Great deal of time (Bol zaman)

To make time for (…için zaman ayırmak)

Right on time (Tam zamanında)

Time passes (Zaman geçiyor)

Waste time (Zaman harcamak)

a ball of string (bir yumak ip)

a bar of chocolate (bir paket çikolata)

a bottle of water (Bir şişe su)

a bunch of carrots (Bir demet havuç)

a cube of sugar (bir küp şeker)

a pack of cards (Bir deste kağıt)

Yazar hakkında

Genç Akademi administrator

Yorum Yap